İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Şiir
  3. Öleceğimi Hissediyorum

Öleceğimi Hissediyorum

Merhaba sevgili okuyucular! Ben Kıvırcık bugün bilgi paylaşımı yapmayacağım. Kendi kapılarımı size açacağım. İnsan önceden hissedermiş derler ya, son dönemlerde öleceğimi hissediyorum. Bir yanım bu olasılığın gerçeklemesini, diğer yanım gerçekleşmemesini istiyor. Bir yanıma soruyorum neden ölmeliyim?

Dünyanın eşitsizliği, zengin fakir ayrımı ve insanların kıyamet alameti davranışları beni ölüm düşüncesine yaklaştırıyor. Ben yumurta tüketiyorsam, Kadıköy’de soğuktan ölen insanın’da tüketebilmesi gerekir.

Öleceğimi Hissediyorum

Ben lüks arabalara binip, rahat bir hayat yaşamıyorsam, emek vermeyen insanların benden üsstün olmaması gerekir.

Öleceğimi Hissediyorum

Ayakkabıları için özel evi olan insanların yanında, ayaklarını araba egzozun’da ısıtan kardeşim varken ölmeyi istemek en büyük hakkım.

Öleceğimi Hissediyorum

Yolda yan baktığı için insanları öldüren bir insanla yaşamamayı istemek en büyük hakkım.

Öleceğimi Hissediyorum

Daha yüzlerce, binlerce sebep sayabilirim lakin benim kalbim hepsini yazıya dökme isteğimi kaldıramaz. Sen, patatesin yanında ketçap olmadan yiyemeyen kardeşim! İftarını 2 gündür yapamayan ablamızın sana bir kaç tavsiye vermesini ister misin? Sen, klimasız arabaya binemeyen cici kız! Isınması için fön makinesini çocuklarının eline verip, diğer odada yaşamına son veren ablamızın sana diyeceği bir şeyler elbet vardı!

Kısaca, Dünya çok adaletsiz. Benim bu yüreğim kaldırmıyor sizin vicdanınız nasıl kaldırıyor? Kardeş artık kardeşe düşman oluyor. Kardeş senin duvarındır. Sırtını korkmadan dayarsın, bilirsin ki o duvar yıkılmaz. Arkanı kardeşin kollar, sen sadece önüne bakarsın. Sen kardeşinin yolu olursun, o senin gözün olur. Kardeşlik, dünyadaki en iyi güven duygusudur. Sırtından bıçaklamayacağını, bıçaklamak isteyenlere engel olacağını hissedersin.

En azından eskiden böyleymiş. Dinozorlar ile birlikte nesli tükenmiş, üzerine yeni bir dünya kurulmuş adına da Para demişler! Benim bir duvarım yok, geriye doğru bıraktım kendimi tutan kimsem olmadı. Benim içimde oluşan bu boşluk uzayı bile yutardı. Kardeşin kardeşi öldürdüğü, kardeşi kardeşe düşüren bu dünyada yaşamak istemiyorum. Abimi yumrukladım, her yumruk benim kalbime isabet etti! Herkes elin nasıl, gözün nasıl, vücudun nasıl diye sordu. Bir kişi, tek bir kişi çıkıp kalbin nasıl demedi… Oysa ki sorsalardı, öldürmüyor ama yaşatmıyor da derdim.

Söz verip tutmayan insanlar! Söz namustur eğer bir söz veriyorsan arkasında duracak, cümlelerinin dağılmasına izin vermeyeceksin. Markette satılır gibi, sözünü alan geliyor. Gelin bir hikaye anlatayım belki bir daha marketten söz satın almazsınız.

Kral, dondurucu bir kış mevsiminde gecenin soğuğunda nöbet tutan muhafıza “Üşümüyor musun?” diye sorar. Muhafız “Ben alışığım Kralım” cevabını verir. Kral, “Olsun sana sıcak elbise getirmelerini emredeceğim” der ve gider. Ancak bir süre sonra içeri girdiğinde emri vermeyi unutur. Ertesi gün duvarın yanında muhafızın soğuktan donmuş cesedini görürler; duvara da bir şeyler karalanmıştır ve şu yazmaktadır: “Kralım soğuğa alışkındım; fakat senin sıcak elbise vaadin beni öldürdü.

Vaat, ümit doğurur. Vaat gerçekleşmezse ümit kırılır. Ümidi kırılan kişinin artık hayat bağı da kopmuştur.İnsanlar niçin yapamayacakları şeyleri söylerler ya da söyledikleri şeyleri yapmazlar? Sözün bir değeri, vaat etmenin bir sorumluluğu vardır. “Hayvan yularından, insan sözünden tutulur.” demiş atalarımız.“

Ölmemek istemememin bir sebebi var. Ailem üzülür. Tırnaklarıyla kazıyarak kazandıklarını, benim mezarımda dağıtmalarını istemem. Ailemin mutlu olmasını, huzurlu olmasını isterim. Kim istemez ki?

Diğer insanlar umurumda olmazdı. Ben yokken yaşıyorlardı, sahte gözyaşları ve bir çok sosyal medya paylaşımından 2 hafta sonra hayatlarına geri dönerlerdi. Ey sen Sevgili! Bensiz de yaparsın, yaptın! Ey sen en yakın arkadaşım! Bensiz de yaparsın, yapmalısın. Eğer olur da hislerim beni yanıltmaz ve bu dünyadan bir kıvırcık ayrılırsa, sevgili okuyucu vasiyetimdir. Helvam cevizli olsun!

Bir Küçük Ceviz Meselesi – 2

Bir şey diyeceğim.
En son susturmuştum seni.
Gerçekler susturulamaz kıvırcık.
Gerçeğimi buldum.
Gerçek nedir kıvırcık?
Hiç bir şey gerçek değildir.
Sevgi gerçek midir?
Değildir.
Aşk gerçek midir?
Değildir.
Ne gerçektir peki?
Acı, acı gerçektir.
Neren acıyor?
Nerem acımıyor ki?
Kalbin?
Kalmadı.
Vicdanın?
Rahat.
Aklın?
Karışık.
Ruhun?
Kayıplarda.
İyi misin sen?
Doktor musun?
Olmalı mıyım?
Olma.
Kötü müsün?
Dünya kadar.
Neyin var?
Hiç bir şeyim yok.
Akıp giden zamandan başka?
Edebiyat kasma benim dizelerimde!
Düşün bunu sevdiğine söylüyorsun kıvırcık.
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Ödeştik..
Miami nasıldı?
Sen olmadan sıkıcıydı kıvırcık.
Ben kendimde bile değilim ki.
Senin suçun kıvırcık.
Ben ne yaptım?
Hiç bir şey yapmaman sorun.
Ben ne yapmalıyım bay bilmiş?
Sıkmak?
Kafama mı?
Yok lan manyak, portakal.
Çok garipsin.
Çok garip bir zamandayız kıvırcık.
Garip nedir?
Akıllı olan her şeydir.
Çok garipmişim..
Egonla konuş ben gidiyorum.
Dur.
-Dum.
Askere gidelim mi?
Bir mermi 2 lira harcarlar seni kıvırcık.
En azından kurtulurum.
Neyden?
Senden.
Ben ne yaptım.
Hiç bir şey yapmaman sorun.
Ne yapmalıyım kıvırcık?
Bizi bu duruma düşüren herkesle ödeşelim.
Biz kötülük yapmayız.
Yapmalıyız.
Bu durum seni daha kötü yapacak.
Bundan kötüsü cevizli helva.
Fındıklı*
Doğru pahalıydı.
Yok kıvırcık , mevsimi değil.
Mahallemizde ceviz ağacı vardı.
Ne yaptılar?
4 katlı apartman.
Kiralar nasıl?
Cevizli
Pahalıymış kıvırcık.
Sisteme köle olmak cevizlidir.
Oysa insan ölene kadar fındıkta yiyebilir.
Ölüm yakın…
Nerden biliyorsun?
Abimin öldüğü yaştayım.
Üzüldüm.
Bu zamanlar askerdi.
Olmadı mı?
Olacak.
Sen mi yapacaksın?
Neden olmasın?
Onun yerine de yapacak mısın?
Yarısı ona yarısı bana…
Ben ne yapacağım?
Bedelli yap sen…
Kıvırcık!
Hoooopp!
Abin seninle gurur duyardı.
Ben abimle gurur duymuyorum.
Abin seni insan yaptı.
Abim beni iyi bir insan yaptı.
Abin seni masum yaptı.
Abim beni hedef tahtası yaptı.
Abin seni gözü açık yaptı.
Abim beni insanlara karşı kör yaptı.
Sadece abin mi?
Herkes…
Sevgilin?
Gözlüklerini sonradan taktı.
Geç mi kaldı?
Erken de olmadı.
Yetmedi mi?
Bitmedi mi?
Sevmedin mi?
Sevmeseydim.
Ölmedin mi?
Kaçıncı kez?
Gidecek misin?
Gidecek miyiz?
Gidelim kıvırcık.
Bir yer bulalım dünyadan uzak…
Ödeşmiştik kıvırcık.
Hiç bir şey unutulmaz.
Çoğu şey unutulmadı.
Çoğu insan karaktersizdi?
Çoğu insan bile değildi.
Bizi üzenlere bir cümle bırak.
Kalbinizde yoktu, karakterinizden harcadınız.
Ne bu Google özlü sözler mi?
Yaşlandım, affet kıvırcık.
Beyefendi gözlüğünü çıkartır mısın?
Tabi gardaş!
Olmadı sen tak, ben çıkartayım.
Tabi efendim.
Beni üzen herkesin karakterini s..#?!#?.
Sert oldu.
Değdi.
Gözlüğüm düştü.
Hadi gidelim.
Nereye?
Miami nasıl olur?
Çok cevizli..
Ne kadar bütçemiz var?
Leblebi.
Hakkari yolu gözüktü.
2 mermi alırız.
Bir de portakal.

Yazımı burada sonlandırıyorum! Sizden ricam bir şiir okuyun, bir çocuk sevin, bir hayvan doyurun ve iyi bir insan olarak ölün. İyiliğin kara bir leke olduğu bu yüzyılda okuyan herkese teşekkür ediyor, kalbinize kara leke(!) değmesini diliyorum.

KIVIRCIK 8 MAYIS 2021 05:30

Yorum Yap

Yorum Yap