İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Bilgi
  3. Dünya Neden Acımasız?

Dünya Neden Acımasız?

featured

Dünya Neden Acımasız?Küçüklükten beri kendime hep bu soruyu sormuşumdur. Sonradan soruyu yanlış sorduğumu anladım. Sormam gereken soru, İnsanlar neden acımasız? Olması gerekiyordu. Ben hiç durduk yere saldıran bir hayvan görmedim veya başkasının emeğine saldıran bir hayvan görmedim. Ben üniversite okurken “Kedi” adında bir köpeğim vardı. Bir gün okuldan eve dönerken “Köpeğimin ismini ‘Kedi’ koydum
Dedim ‘Beraber delircez’, iyi olur
” sözlerine sahip müziği dinlerken 7 adet yavrusuyla yeni doğum yapmış halde buldum. En iyi dostum olmuştu. Okula, sahile birlikte giderdik. Sabah 9’da benimle derse gelir, 17:00’da biten okuluma kadar beni bahçede beklerdi, ben olmadan eve gitmezdi. Evimde yaşamıyordu, evimin yanındaki harabe evde yaşıyordu. Adım seslerimi duyması, peşime takılmasına yetiyordu. Bir hafta İstanbul’a gitmem gerekti. Mamalarını komşuya verdim ve her gün bir tabak beslemesini söyledim. Geldiğim zaman KEDİ yoktu, yavrular yoktu ve mama yoktu. Barınak diye tabir edilen Hayvan hapishanesine kapattıklarını öğrendim. Kısırlaştırma işlemini yapmalarını ve salmalarını sürekli olarak dile getirdim. O gün biraz daha anlaşmıştım insanların acımasız ve gamsız olduklarını. Kızdığım nokta, işlerini doğru düzgün yapmayıp hayvanları kötü şartlarda tutmalarıydı. Kedi 2 ay gibi bir sürede bir diri bir kemik kalmıştı. Bu olaylardan yaklaşık 1 yıl sonra şu an yeni evinde çok mutlu. Zengin bir aileye iç güveysi olarak gitmiş. Kocaman üniversite hayatımda bana gelen tek iyi şey olduğu için buradan Kedi’ye teşekkür ederim. :’)

İnsanlar Neden Acımasız?

Hayvanların güzelliği anlatmakla bitmez, herkesin hayatına dokunuş yapan bir Kedi vardır. İnsanlar neden bu kadar acımasız? İnsanlar yaşam derdine düştü artık ne doğru ne yanlış fark edemiyorlar. Herkes birbirini kullanıyor, yalan söylüyor, aldatıyor, öldürüyor…

Yolda sana baktığı için insanları döven arkadaş! Evsiz olsan ne yapacaktın? Sana omuzu değdi diye, ailesinin yanında artistlik yapan arkadaş! Sana ses çıkarmamasının sebebi, ailesini düşünmesinden. Bir gün aile oluşturduğun zaman anlarsın. Yoldan geçen hamile kediye tekme atan arkadaş! Sana ağzının payını veremediği için onu affet. Siz sadece yapıyorsunuz, o kişinin ruhunda nasıl bir yara bıraktığınızın farkında değilsiniz. Her ne zaman sizin gibi sözde insanlarla karşılaşsam Yaşar Kemal’in “Bu ülkede dört şey olmayacaksın; Kadın, çocuk, ağaç, sokak hayvanı.” sözünü hatırlarım.

Ey asi kız, ailenden nefret etmeye devam et! Ailesini görmek için canını verecek olan insanlarla tanıştırmak isterim seni. Ey asi erkek! Ortamlara giremediğimiz için kusura bakma! Hayat kavgasından, insanlığa üzülmekten zaman ayıramıyoruz. Ey tırnağının kırığına ağlayan insanoğlu! Yarasına çamur basıp, savaşmaya devam eden atalarımızın selamı üzerinize olsun. Ey yemeği eksik, soğuk geldiği için işçiye bağıran insanoğlu! Açlıktan ölen 5 yaşındaki çocuğun selamı var! Size tüm ezilenlerin selamını getirdim.

İçimde insanlığa dair söyleyecek çok şeyim var ve bir o kadar da hiç bir şey söylemeye gücüm yok. Siz o çok güvendiğiniz arkadaşlarınızla çok vakit geçirin, hayatla dalga geçin. Odun gibi yaşayıp, kül gibi dağılın! Sakın şunu unutmayın! Kraldan büyük Allah vardır. Bir gün görmediğiniz, görmezden geldiğiniz insanlarla yer değişirseniz diğerlerinden insaf beklemeyin! Herkes ektiğini biçermiş.

Dünya Neden Acımasız? sorusuyla başlayıp anlatacak çok şeyim var ama bugünlük bu kadar doz yeterli. Yazıma son vermeden önce bir şiirle kapanış yapmak istiyorum. Kulağınızla dinleyin, kalbinizle anlayın!

Selam Şiiri – Hüseyin Nihal Atsız

İçim yine sevinçlerle dolup yanıyor,
Ruhum sanki deniz olmuş dalgalanıyor,
Uzak uzak ülkelerden döndüm seferden,
Yaralarım ağır, fakat mestim zaferden.
Zafer ümit kaynağının bir çeşmesidir.
Zafer birçok gönüllerin birleşmesidir.
Gönülleri birleşenler ölsede bir gün
Gök kubbede kalacaktır seslerinden ün.
Gönülleri birleşenler! Selam sizlere!
Uzaklarda dertleşenler! Selam sizlere!
Selam sana hücrelerde benzi solan genç!
Selam sana ey yılları heba olan genç!
İstikbalim gitti diye yaslanma sakın!
İstikbalin değil ruhun Tanrı’ya yakın!
O yalancı istikbale bir perde indir!
‘Gerçek yarın’ unutma ki bir gün senindir!
Selam sana yavrusundan ayrılan kadın!
Kimbilir sen gizli gizli nasıl ağladın!
Ne bir damla göz yaşı dök, ne yasla dövün,
Sen yaşarken öksüz kalan yavrunla övün!
Gür sütünle aşladığın erlik cevheri
Yapacaktır onu yaman bir çeri…
Tek bir kadın değilsin sen…Sen bir ocaksın!
Madem ki bir adın Atsız katlanacaksın!
Kafkasyada can veren bir şehidin kızı
Bir eliktir…Yüreğinde erir her sızı…
Varsın, bağrın firkatiyle yavrunun yansın…
Yansın,dayan! Çünkü sende bir kahramansın!
Ey ekmeği alınanlar! Selam sizlere!
Ey rütbesi çalınanlar! Selam sizlere!
Kardeş yahut arkadaştır diye evleri,
Ocakları dağıtılan ülkü devleri,
Selam size! Üstünüzde bütün bakışlar,
Bir gün olur tarih sizi elbet alkışlar!
Ey ciğeri parçalanan kahpe veremden
Ne beklersin dünyadaki sahte keremden?
Ciğerlerin sönüyorken Tanrı’yı andın;
Tasa etme gerçekleşir mukaddes andın.
Hepinize sevgilerle coşkun selamlar!
Şehitlerimiz bile sizi belki selamlar
İçtiğiniz ızdıraplar size kımızdır.
Bu acılar mazimize selamımızdır.
En tatlı hayalimdir bu selam benim
Kırk derece sıcaklıkta erirken tenim…
Çekiyoruz bunalarak, fakat ne çıkar?
Ulu Tanrı bizi elbet yargılar.
Bütün dünya sağırlaşsa o bizi dinler,
Onun rahmet denizinde ruhlar serinler.
Ey hırçın genç, ey güzel kız! Bırakın yası…
Yeter temiz gönüllerin bizi anması…
Toprak ana uyuturken koynunda bizi
Yarınkiler biçecektir ektiğimizi,
Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır,
İşte o gün ruhlarımız şad olacaktır!
Selam şanlı mazimize! Selam yarına!
Selam zafer ordusunun silahlarına!
Ey geçmişin yiğitleri! Selam sizlere!
Ey yarının şehitleri! Selam sizlere!
Siz tarihe yazıyorken şanlı bir satır,
Aranızda bulunacak güleç bir batır;
Atsız oğlu Yağmur denen bu yağız çeri
Atılarka hepinizden daha ileri
Güldürecek babasının yanık ruhunu;
Ruh ve yürek sağırları anlamaz bunu…
Karışınca gövdem yurdun topraklarına
Ruhum uçar ırkımın bayraklarına,
Varlığının sevgisini onlara taşır;
Kendiside ay-yıldıza belki karışır.
Bir gün gelip ırkımızın gürbüz erleri
Adım adım dolaşırken kutlu yerleri
‘Vaktiyle bir Atsız varmış…’ derlerse ne hoş!
Anılmakla hangi ruh olmaz ki sarhoş?
Haydi artık dinsin bütün ızdırapların,
Ufuklardan şanlı bir gün doğacak yarın
Güzellikle, sıcaklıkla ve ihtişamla…
Kumandansız hazır olup onu selamla!
Gönlündeki yaraların kanını dindir…
YÜZDE YÜZ TÜRK OLDUĞUN GÜN CİHAN SENİNDİR! ! !

Hüseyin Nihal Atsız

 Vaktiyle bir Atsız varmış?, var olsun

Yorum Yap

Yorum Yap