İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Bilim
  3. Bir Buluta Dokunmak Nasıl Hissettirir? – Bulutlara Dokunmak

Bir Buluta Dokunmak Nasıl Hissettirir? – Bulutlara Dokunmak

featured

Küçükken bir çoğumuz gökyüzünde dolaşan bulutlara dokunmak istemişizdir. Bazılarımız bulutların üstünde yürümeyi hayallerinin ilk sıralarına bile almış olabilir. Hayal kurmak için bile çoğu zaman gökyüzünde ilerleyen bulutlara bakmışızdır. Peki gerçekten bir buluta dokunmak nasıl bir histir? Aslında bu sorunun cevabını çoğumuz farkında olmadan biliyoruz. Eğer sisli bir havada dışarı çıktıysanız aslında gökyüzündeki bulutlar yerine yeryüzüne yakın bulutların içerisindeydiniz. Ne demektir bu? Sis ve bulutların her ikisi de küçük su parçacıklarından oluşur. Bu parçacıkları sıcak ve buharlı bir duşta görebilir ya da hissedebilirsiniz.

Bulutlar nasıl oluşur?

Bulutlar hepimizin bildiği üzere buharlaşma ve yoğunlaşma ile oluşur. Göller, nehirler, okyanuslar veya birikintilerdeki sular, güneş sayesinde ısınır, buharlaşır ve su buharına dönüşür. Aslında su buharını keşfetmek çok basittir. Su buharını siz de kendi evinizde de oluşturabilirsiniz.

Görünmez olan su buharları, lava lambasında yükseldiğini gördüğümüz kabarcıklar gibi, Dünya yüzeyinden atmosfere yükselir. Ne kadar yüksek olursa, su buharı tekrar sıvı suya dönüşene kadar o kadar çok soğur.

Bulutlar bu küçük su damlacıklarından oluşur. Damlacıklar güneş ışığının renklerini eşit olarak dağıtır, bu da bulutların beyaz olarak görünmesini sağlar. Pofuduk ayıcıklar gibi gözükseler de bir bulut ağırlık kaldıramaz.

Bir Buluta Dokunmak Nasıl Hissettirir? - Bulutlara Dokunmak

Atmosferdeki buharlaşma ve yoğunlaşma süreci, sıcak bir duş aldığınızda banyonuzda yaşananlara benzer. Sıcak su buharlaşır ve soğuk aynada tekrar yoğunlaşır.

Su buharı kendiliğinden yoğunlaşmaz. Küçük parçacıklara veya banyo aynanız gibi üzerinde damla oluşturacak bir yüzeye ihtiyacı vardır. Bilim insanları, bu küçük parçacıklara bulut yoğunlaşma çekirdekleri veya kısaca CCN diyorlar. Bu CCN’ler rüzgar tarafından kaldırılıp atmosferde dolaşan kir veya toz parçacıklarıdır.

Peki bu, şehirler gibi çok fazla toz ve kirlilik olan yerlerin temiz yerlerden daha fazla damla parçacıklarına sahip olduğu anlamına mı gelir? Araştırmacılar, bu bulut yoğunlaşma çekirdeklerinin birçoğunun bulunduğu alanlarda yani şehirlerde daha küçük damlacıklar ve daha fazla bulut bulurken, bunların olmadığı bölgelerde okyanus veya Kuzey Kutbu gibi yerlerde daha az bulut buldular.

Atmosferde bulut damlacıkları yükseldikçe hava sıcaklığı düşer. Sıcaklık 0’ın altına düştüğünde minik bulut damlacıkları donmaya başlarlar. Buna benzer bir süreç örneği ise, bir dondurucuda buz küpleri yapmak gibi.

Donmuş damlacıklar artık buz kristalleridir. Su buharı buza dönüşüp üzerlerine yapıştıkça boyut olarak büyümeye devam ederler. Bilim insanları, bu gaz sürecini katı bir “biriktirme” olarak adlandırıyor. Bu, fırtınalarda bulduğunuz güzel kar kristallerini yaratır.

Bu parçacıklar nasıl yeryüzüne geri düşer? Kısacası yağmur nasıl oluşur?

Bir Buluta Dokunmak Nasıl Hissettirir? - Bulutlara Dokunmak

Hava akımları, bu çok hafif su damlacıklarının veya buz kristallerinin bulutta süzülmesini sağlar. Peki nasıl yağmura ve kara dönüşüp yere düşerler hiç düşündünüz mü? Cevabı çok kolay, güçlerini birleştirirler.

Bir Buluta Dokunmak Nasıl Hissettirir? - Bulutlara Dokunmak
Bulunan en büyük dolu parçası.

Büyük damlalar, yağmur olarak zemine doğru düşmeye başlarken, küçük olanlar birleşerek daha büyük damlacıklar oluşur. Kar da benzer şekilde oluşur. Kristaller birbirine yapışır. Küçük kolları daha büyük bir kar tanesi oluşturmak için birbirlerine geçebilirler. Su damlacıkları ve buz kristalleri birleşince de çoğumuzun tahmin edeceği üzere dolu oluşur.

Yağmur damlacıkları yere inerken büyür ve sonunda dengesiz hale gelirler ve parçalanırlar. Şu ana kadar bulunan en büyük yağmur damlacığı 2,54 santimetre’nin üçte biri kadardır. Bazı kar taneleri ise 15 santimetreye kadar çıkabilir. Peki en büyük dolu parçası ne kadardır diye sorduğunuzu duyar gibiyim. 2010 yılında Güney Dakota’da 20 santimetre büyüklüğünde dolu bulunmuştur.

Yorum Yap

Yorum Yap